“SOYKIRIM” İFADESİNİ KABUL ETMİYOR VE KAYDA DEĞER BULMUYORUZ”

“SOYKIRIM” İFADESİNİ KABUL ETMİYOR VE KAYDA DEĞER BULMUYORUZ”
26 Nisan 2021

Memur-Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak, ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesini kınadı. Koçak; “İnancımızın, medeniyetimizin, kadim değerlerimizin hayat bulduğu Anadolu’da “biz” kapsamındaki hiçbir devlet; kesin ve tartışmasız olarak “soykırım” fiilinin faili, iştirakçisi ve azmettircisi olmadı ve bundan sonrada olmayacak” dedi.

Biden’ın açıklamasını, ABD’nin güvenilmezliğinin tesciline, müttefik sıfatının tenkisine gerekçe saydıklarını dile getiren Memur-Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak; “Devletimizin ve hükümetimizin konuyla ilgili ABD’ye karşı tutumunu destekliyor, 1915 olaylarına yönelik duruşunu ve konumunu doğru buluyoruz” diye konuştu.

Koçak; “ABD, Ermeni Diasporası ile Türkiye düşmanı diğer çevrelerin bir anlamda “kutsal mesaj günü” olarak gördükleri 24 Nisan’da bu yıl, kendisinden talep edilen “büyük yalanı”, başkanları Biden’ın dilinden deklare etti” ifadelerine yer vererek Memur-Sen olarak konuya; “ABD’nin binlerce kilometre uzakta bir coğrafyada ve bir asrı aşan bir geçmişte 1915 yılında yaşananlara dair ilgisinin hukuken dayanaksız, bilgisinin ilmen yetersiz olduğu perspektifyle bakıyoruz” açıklamasında bulundu.

“SOYKIRIM” İFADESİNİ KABUL ETMİYOR VE KAYDA DEĞER BULMUYORUZ”

Koçak; “Uzun yıllardır süregelen “bu yıl hangi ifadeyi kullanacak?”, “-sözde- soykırım ifadesini kullanacak mı?”, “ Radikal Ermenilerin beklentileri ve talepleri ne kadar karşılanacak?” soru ve sorgularıyla hem algı hem de ilgi yöneten ABD’nin bu yıl 24 Nisan’da –uzunca zamandır tercih ettiği- “büyük acı” ibaresi yerine “büyük yalan” tercihi kapsamında “soykırım” ifadesini kullanmasını; bilimsel, siyasi, diplomatik açıdan kabul etmiyor ve kayda değer bulmuyoruz.

Tarihin kademeli olarak tahrifini esas alan bir anlayışla hareket etmekten kaçınmayan bir stratejinin benimsendiğini ispatlayan “büyük acı” ve “soykırım” ifadeleri arasındaki tercih gelgitinin bu yıl “soykırım yalanı”yla tamamlanması; Türkiye merkezli jeo-politikte yaşanan değişimlere ve gelişmelere karşı cevap ver(eme)me durumunun da yansımasıdır.

Soykırım; ABD açısından kuruluşundan bugüne kendi ülkesinde ve dünyanın birçok bölgesinde icra etmekten imtina etmediği uzmanlık alanıdır. Soykırım yoluyla işgale, sömürü yoluyla kaynakları ele geçirmeye dair emperyalist politikalarla hareket eden ABD; Vietnam’da, Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta doğrudan ve dünyanın bir çok ülkesinde vekalet verdikleri eliyle kan dökmüş ve can almıştır.

“ABD’NİN VE YÖNETİCİLERİNİN BİZİM VE MİLLETİMİZİN NEZDİNDE İTİBARI DÜNDE BUGÜNDE YOKTUR”

Ülke coğrafyasının yerleşik yerlilerine yönelik kapsamlı soykırım, siyahi vatandaşlarının insan onuruna yönelik saldırılar ve kültürel soykırım da dahil olmak üzere kuruluş sermayesi “soykırım” olan ABD’nin de Başkanının da 1915’e dair konuşma hakkı yoktur. Türkiye’nin “ortak tarih komisyonu kurulması” teklifine destek vermeye yanaşmayan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 1915 olaylarına dair değerlendirmesini bilinçli şekilde ıskalayan, kendi ülkesinin tarihçilerinin konuyla ilgili söylemlerine kulak tıkayan devletin de o devletin Başkanının da söylediği sözün, kullandığı kavramın anlamı ve geçerliliği yoktur. Daha da ötesi gerçekle temas etmekten özenle kaçınan ABD’nin ve yöneticilerinin bizim ve milletimizin nezdinde itibarı dünde bugünde yoktur.

İnancımızın, medeniyetimizin, kadim değerlerimizin hayat bulduğu Anadolu’da “biz” kapsamındaki hiçbir devlet; kesin ve tartışmasız olarak “soykırım” fiilinin faili, iştirakçisi ve azmettircisi olmadı ve bundan sonrada olmayacak. Çünkü bizim inancımız ve ondan neşet eden insana dair bakışımız; “bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş, bir insanı yaşatan bütün insanlığı yaşatmış gibidir” anlayışını esas alır.

“ABD VE BAŞKANI, TARİH KONUSUNDA AKREDİTASYON KURUMU YA DA ÖZNESİ DEĞİLDİR”

ABD’nin ve özellikle de Başkanının Ermeni Diasporası’nın gönlüne/gözüne girme hedefiyle tarihe dair büyük yalan ve diplomatik zemine yönelik kapsamlı hezeyan üretme çabasını; anlamsız, ahlaksız ve akılsız bir tavır olarak görüyoruz. Biden’ın açıklamasını; ABD’nin güvenilmezliğinin tesciline, müttefik sıfatının tenkisine gerekçe sayıyoruz. Devletimizin ve hükümetimizin konuyla ilgili ABD’ye karşı tutumunu destekliyor, 1915 olaylarına yönelik duruşunu ve konumunu doğru buluyoruz. ABD ve Başkanı şunu unutmamalıdır ki; İnancımız, medeniyetimiz ve tarihteki hiç bir devletimiz yalanla dahi “soykırımla” ilişkilendirilemez. ABD ve Başkanı, tarih konusunda akreditasyon kurumu ya da öznesi değildir. Hepsinden önemlisi Türkiye’de eski Türkiye değildir.

“MİLLETİMİZİN HUKUKUNU, ECDADIMIZIN ONURUNU KORUMAKTA KARARLIYIZ”

Türkiye’nin yetkili emek örgütü ve yetkin sivil toplum örgütü Memur-Sen olarak; Türkiye’nin yönünü değiştirmeye, gücünü eksiltmeye, bölgede ve yerkürede yürüttüğü insani faaliyetleri engellemeye dönük her tür girişime karşı nasıl mücadele etmişsek bu konuda da hem fiili hem de fikri zeminde milletimizin hukukunu, ecdadımızın onurunu, medeniyetimizin ve tarihimiziz ahkamını korumakta da aynı şekilde kararlı, öncü ve paydaş olacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Haber: Aslı Akış

Yorum yazın

Yorum yazarak, yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan gazetemiz ve sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
BU HABER KADINLARA
YARARINDAN ÇOK ZARARI VAR!
EKMEĞE REKOR ZAM!
BAKAN MÜJDEYİ VERDİ
SGK'LI ÇALIŞANLARA MÜJDE! AŞI SIRASI ONLARDA
VEFAT EDENLER 15 HAZİRAN 2021
BOLU MEYDAN GECE POSTASI 14 HAZİRAN 2021
ESKİ VE YENİ BAŞKANIN ALTYAPI ÇATIŞMASI
ARAÇ MOTORA ÇARPTI
O FORVETLE ANLAŞMA KAPIDA!