"ŞAKA DEĞİL SOYKIRIM"

"ŞAKA DEĞİL SOYKIRIM"
1 Nisan 2021

Bolu-İHH Başkanı Fethi Sarımsakcı, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileriyle “Şaka Değil Soykırım” diyerek Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmünü protesto etti. “Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için, zalim Çin’e toplama kampları kapatılsın” diye haykırdılar.   

Doğu Türkistan halkına yönelik Çin zulmü sistematik olarak sürüyor. Bu kapsamda seslerini duyurmak isteyen Doğu Türkistanlılar özellikle Türkiye’nin yardımlarını bekliyor. Bir süredir İstanbul ve Ankara’da bulunan Çin temsilcilikleri önünde oturma eylemi düzenleyen Doğu Türkistanlılar, Çin polisi ya da askerlerinin gözaltına aldığı yakınlarından bir haber almak istiyor.

Çin’in zulmü altında kalan Doğu Türkistan’a destek için yurdun pek çok noktasında ‘1 Nisan şakası değil, soykırım!’ sloganıyla destek geldi. Kalıcı Konutlar Camii önünde “Şaka değil soykırım” sloganıyla düzenlenen protestoda, “Türkçe konuşmak yasaklandı”, “Ay yıldızlı tişört giyinmek yasaklandı”, “Oruç tutmak yasaklandı”, “Futbola karşı olmak yasaklandı” yazılı dövizler açıldı.

“DOĞU TÜRKİSTAN TAM BİR CİNNET HALİNİ YAŞIYOR”  

Grup adına basın açıklaması yapan Bolu-İHH Başkanı Fethi Sarımsakcı; “İstanbul’da Çin Konsolosluğu önünde on yaşlarında küçük bir kız çocuğu gözyaşları içerisinde şöyle haykırıyor: “Sizin çocuklarınız yok mu? 4 yıldır babamı ve kardeşlerimi görmüyorum!” Oyun çağında bir çocuğun yaşadığı travmayı hiçbirimiz tarif edemeyiz. İşin aslı son dokuz yıldır Doğu Türkistan tam bir cinnet halini yaşıyor” dedi.

“NESLİ YOK EDİLEN MİLLETLERDEN BİRİ OLMA YOLUNDA!”

11 Eylül sonrasında terörle mücadele bahanesiyle Doğu Türkistan’a yönelik baskıların arttığını belirten Sarımsakcı; “2012 sonunda Xi Jinping ile başlayan sürecin apayrı acı bir öyküsü var. Dünya üzerinde yaşamanın en zor olduğu, “Uygur, Kazak, Kırgız olma suçundan” milyonların demir parmaklıklara mahkûm edildiği Doğu Türkistan, nesli yok edilen milletlerden biri olma yolunda! Dünya tarihinde bir milletin topyekûn gözaltına alındığı, kadın erkek, genç yaşlı toplama kampları, çocuk kampları ve hapishanelere doldurulduğu, kalanların da “aile olmak” projesi adı altında evlerde Çinli gardiyanların insafına terk edildiği, insanların sokaklarda dahi yüz tanıma sistemleriyle adım adım izlendiği başkaca bir dönem var mı bilemiyoruz. Fakat bildiğimiz 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana kitlesel olarak en büyük özgürlükten men etme operasyonunun Doğu Türkistan’da yürütülmekte olduğu!” ifadelerini kullandı.

“MİLYONLARCA DOĞU TÜRKİSTANLI GÖNÜLLÜ MESLEKİ EĞİTİM KAMPLARINDA SOYKIRIMA UĞRUYOR”

Doğu Türkistanlı milyonlarca kişinin gönüllü mesleki eğitim kamplarında soykırıma uğradığı vurgulayan Bolu-İHH Başkanı Fethi Sarımsakcı; “2014 yılından itibaren Teröre Karşı Sert Darbe Operasyonu ve ilan edilen “75 Aşırılık Belirtisi”yle başlatılan keskin saldırılar, 2017 Nisan’ından itibaren Doğu Türkistan genelinde yoğun bir şekilde kurulmaya başlayan ve sayılarının 1.200’ü geçtiği belirtilen toplama kamplarıyla bambaşka bir noktaya taşındı. Evlerinden, çocuk ve eşlerinden, anne-babalarından, akraba ve arkadaşlarından, işlerinden, okullarından hasılı en sevdiklerinden kopartılan, dünyanın en ağır işkence ve mahrumiyetlerini yaşayan 3-8 milyon Doğu Türkistanlı Çin’in “gönüllü mesleki eğitim kampları”nda soykırıma uğruyor! Bir çadıra ya da pusulaya sahip olmak, mutfağında birden fazla bıçağı olmak, pasaportu olmak, başörtüsü takmak, camiye gitmek, oruç tutmak, okulda ve resmi dairelerde ana dili kullanmak bile bir kişinin toplama kamplarına alınması için yeterli sebep olarak görülmektedir” dedi.

“Çin’in genel hukuk ilkesi olarak bilinen masumiyet karinesini hiçe sayan “suçu önceden önleme prensibi” ile herhangi bir suçu bulunmayan ve mahkeme edilmeyen milyonlarca insan “ayrımcılık, aşırılık ve terör” suçlamalarıyla toplama kamplarına dolduruldular” diyen Sarımsakcı; “Burada kalabalık hücrelerde sırt üstü yatabilecek kadar bir yer bile bulamayan insanlar yoğun beyin yıkama faaliyetlerine ve işkencelere maruz kalıyorlar. Toplama kamplarında keyfî güç kullanımı, özgürlüğün sistematik olarak kaldırılması, kültür ve inançların tahkiri, ideolojik baskılama, insanlıktan çıkarma, taciz, tecavüz, fiziki ve psikolojik işkence, cinayet ve soykırım suçları işlenmektedir. Kısacası bu kamplar, tüm insan haklarının ihlal edildiği yerlerdir.

“DÜNYANIN İNSANLIK ADINA DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN SÖYLEYECEK BİR SÖZÜ OLMALI”

Çin, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ilan edilen tüm hakları gasp etmekte, BM Soykırım Sözleşmesi’nde bulunan beş maddenin tamamını ve dahi Roma Statüsü’nde düzenlenen “Soykırım Suçu ve “İnsanlığa Karşı Suçlar”ın tamamını ihlal etmektedir.

Bu insanlarla aynı gökyüzünün paylaşmak ve onların acı ve ıstıraplarına, yürek yangınlarına, kalp kırıklıklarına uzaktan da olsa şahitlik etmek, bizleri yaşadığımız çağın adaletten uzak düzeninde insanlığımızdan utandırıyor. Dünyanın insanlık adına Doğu Türkistan için söyleyecek bir sözü olmalı!” diye konuştu.

“TÜRKİYE BU ZULMÜN BİTİRİLMESİ İÇİN ÖNCÜ OLMALIDIR”      

Doğu Türkistan’daki toplama kamplarının kayıtsız şartsız bir an evvel kapatılıp, bölgede uygulanan tüm hak ihlallerine derhal son verilmesi gerektiğine dikkat çeken Sarımcakcı; “BM, Çin’in insan haklarını ayaklar altına alan toplama kampları vahşetini derhâl durduracak sahici adımlar atmalıdır. İslam İşbirliği Teşkilatı ya İslam ülkelerini bu zulme karşı mobilize etmeli ya da kendini lağvetmelidir. Zira İİT’nin mevcut tutumu Çin’i daha da cesaretlendirmektedir.

Türkiye bu zulmün bitirilmesi için öncü olmalıdır. Çin bu zulmü sonlandırıncaya kadar tüm dünya halkları Çin mallarını boykot etmelidir” şeklinde konuştu.

“BİZ SADECE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ”

Fethi Sarımsakcı’nın konuşmasının ardından Doğu Türkistan’lı Abdullah Gulam, Doğu Türkistan’da insanların toplama kamplarında zulümlere maruz kalıp ölen insanlar olduğunu belirterek, “Günlerdir, aylardır, yıllardır Doğu Türkistan’da soykırımdan soranlar oldu. Bu işin gerçekten şakası yok. Doğu Türkistan’da hakikaten büyük bir zulüm var. Toplama kampı diye bir kamp var. Orada katledilen insanlar. Bu insanlar bizim tanımadığımız, bilmediğimiz kimseler değil. Onlar da Müslümanlar. Yani sizin bizim kardeşlerimiz. Senelerdir ailesiyle görüşmeyen, senelerdir Doğu Türkistan’da kamplarda perişan hallerde yatan, orada ölen ve orada zulümlere maruz kalan bir sürü insanlar var. Şuan duyduğum kadarıyla 3 milyon, 1 milyon diye medyalarda yayınladılar. Aslında öyle değil. Oradaki insanların tamamı toplama kampında. Toplama kampında bu insanlar ölüme maruz kalmakta. Çünkü oradaki hiçbir insan özgür değil. Bizim istediğimiz şey devasa bir şey değil. İnsanın olağanüstü görmediği bir şey değil. İstediğimiz tek bir kelime. O da özgürlük. Biz sadece özgürlük istiyoruz. Onun haricinde hiçbir şey istediğimiz yok” dedi.

Haber: Aslı Akış     

Yorum yazın

Yorum yazarak, yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan gazetemiz ve sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
YARARINDAN ÇOK ZARARI VAR!
EKMEĞE REKOR ZAM!
BAKAN MÜJDEYİ VERDİ
İŞÇİ VE MEMURLARA AŞI RANDEVUSU AÇILDI
SGK'LI ÇALIŞANLARA MÜJDE! AŞI SIRASI ONLARDA
VEFAT EDENLER 15 HAZİRAN 2021
BOLU MEYDAN GECE POSTASI 14 HAZİRAN 2021
ESKİ VE YENİ BAŞKANIN ALTYAPI ÇATIŞMASI
ARAÇ MOTORA ÇARPTI
O FORVETLE ANLAŞMA KAPIDA!